14 Şubat 2012 Salı

Krom hangi alanlarda kullanılır?

Krom Kullanım Alanları : Metalurjik olarak krom cevherinin en önemli kullanım alanı paslanmaz çelik yapımında kullanılan ferro-krom imalidir. Refrakter alanda ise çok geniş kullanıma sahip olan krom cevheri, kimya endüstrisinde; Renk maddesi, deri tabaklama işleminde ve kuru pil imalinde kullanılır. Sınırlı miktarda da döküm sanayinde kullanılmaktadır. Krom cevherinin kimyasal bileşimi cevherin sanayideki kullanım alanlarını belirlemektedir. Metalurji sanayinde krom; ferrokrom, ferro-siliko-krom, kromkrom katkıları, diğer krom alaşımları ve krom metali şeklinde tüketilir. Son yıllarda metalurji sanayinde kullanılan kromun (krom demir alaşımları ve krom metalinin) yaklaşık % 95'i ferrokrom şeklindedir. Ferrokromun %90’ı başlıca paslanmaz ve ısıya dirençli çelik yapımında kullanılmaktadır. Paslanmaz çelikler %12-40 arasında krom içerir. Krom, çeliğe başlıca yüksek karbonlu ferrokrom şeklinde ilave edilir. Bu özelliği nedeniyle krom, savunma, sanayinin vazgeçilmez hammaddelerinden biridir ve bu açıdan stratejik öneme sahiptir. Konvansiyonel silahların üretimi dışında; Otomotiv, gemi, denizaltı ve uçak sanayi gibi birçok sektörlerde krom alaşımlı çelikler yaygın olarak kullanılmaktadır. Aşağıdaki tabloda kimyasal bileşenlerin oranlarına göre krom cevherinin kullanım alanları verilmiştir bileşikleri, ekzotermik

Hz. Muhammed'e ilk ayet hangi tarihte ve nerede gelmiştir?

Peygamberimize(s.a.v) ilk vahiy, 610 yılında Hira mağarasında peygamberimizin,inzivada bulunduğu bir sırada gelmiştir.İndirilen ilk ayetler ise; Alak suresinin,''Yaratan Rabbinin adıyla oku'' emriyle başlayan ilk beş ayetidir.

Nötrleşme tepkimelerinin genel özellikleri nelerdir?

Asit-Baz Tepkimeleriulu çözeltilerinde pozitif yüke sahip hidrojen oluşturan maddelere asit,sulu çözeltilerinde negatif yüklü hidroksil iyonu oluşturan maddelere ise baz denilmektedir.Birçok madde arasında olduğu gibi asit ve bazlar arasında da bazı kimyasal tepkimeler gerçekleşir.Asitler ve bazlar arasında gerçekleşen bu tepkimelere nötrleşme tepkimeleri denir ve bu tepkimelerin sonucunda tuz ve su oluşur.Örneğin hidroklorik asitle sodyum hidroksil birleştiği zaman sofra tuzu ve su oluşuyor…

Baz kavramı, her zaman, asit kavramına bağlı kalmıştır. Baz, asidin karşıtıdır; ama baz olmadan hiçbir asit tepkimesi gerçekleşemez. Bazların asitlerle tepkimeye girmesiyle, gene önemli bir bileşik sınıfı olan tuzlar ve su oluşur. Bu bir nötrleşme (yansızlaşma) tepkimesidir; çünkü tepkime ürünü olan tuz artık ne asit, ne de baz özelliği taşıyan nötr ya da yansız bir bileşiktir.

KONU:TEPKİME TÜRLERİ (ASİT-BAZ) NÖTRLEŞME TEPİMELERİ
DERS :KİMYA
ASİTLERuda çözündüklerinde(H
+
) hidrojen iyonu oluşturan maddelere asit
ÖRNEK: HCI(suda) H
+
(suda)
+ CI
-
(suda)
denir.
HNO
3
(suda) H
+
(suda)
+ NO
-
3 (suda)
CH3COOH (suda) CH3COO
-
(suda)
+ H
+
(suda)
Yukarıdaki örneklerden de anlaşılacağı gibi bazı asitlerin suda iyonlarına ayrışma denklemlerinde H+iyonu
oluşturmuştur.
Asitleri, kuvvetli ve zayıf asitler diye inceleyebiliriz. Suda tamamen iyonlaşan asitler kuvvetli asitler, suda çok az
iyonlaşan asitler zayıf asitlerdir.
KUVVETLİ ASİTLER ZAYIF ASİTLER
HCI (HİDROKLORİK ASİT) TUZ RUHU CH3COOH (ASETİK ASİT)
HNO3 (NİTRİK ASİT) KEZZAP HCN (HİDROJEN SİYANÜR)
H2SO4(SÜLFÜRİK ASİT) ZAÇ YAĞI HCOOH (FORMİK ASİT) METANOİK ASİT
ASİTLERİN ÖZELLİLLERİ:
Tatları ekşidir.
Mavi turnosol kağıdını kırmızıya çevirirler
Yakıcı özelliktedirler
H”den aktif metalleri çözerek H2 gazı ve tuz oluştururlar. 2Na (k) + 2HCI (suda) 2NaCI (suda) +H2 ( g)
Asitler iyon içerdiklerinden sulu çözeltileri elektrik akımını iletirler. Kuvvetli asitler zayıf asitlere göre elektrik akımını
daha iyi iletirler.Asitlerin bir kısmı doğada hayvan ,bitki ve besinl erde bulunur.
ÖRNEK: Limonda sitrik asit, ısırgan otunda formik asit,karıncada formik asit, sirkede asetik asit,yoğurtta laktik asit,
portakalda askorbik asit v.s.
Açıklama(İndikatör): Bir maddenin asit,baz yada nötr olduğunu kavramamıza yarayan maddelerdir.
BAZLAR:
ÖRNEK: NaOH (suda)
Na
+
(suda)
+ OH
-
(suda)
Sulu çözeltilerine (OH-) hidroksil iyonu veren maddelere denir.
Asitlerde olduğu gibi suda tamamen iyonlarına ayrışan bazlar kuvetli, suda az iyonlaşanlar zayıf bazlardır.
KUVVETLİ BAZLAR ZAYIF BAZLAR
NaOH (sodyum hidoksit)Kostik NH3 (AMONYAK)
KOH (potasyum hidroksit Fe (OH)3 Demir III hidroksit
LiOH (lityum hidroksir) Cu (OH)2 Bakır II hidroksit
Ca(OH)2 (Kalsiyum hidroksit)
BAZLARIN ÖZELLİKLERİ: Tatları acıdır.
Kırmızı turnosol kağıdını maviye çevirirler
Ele kayganlık hissi verirler , Yakıcıdırlar , Metallerle tepkime vermezlerNÖTRALLEŞME TEPKİMELERİ:
Asitlerin ve bazların çözeltilerinin bir araya gelerek tuz ve su oluşturması tepkimelerine denir.
Asit+ Baz Tuz + Su
HCI ve NaOH çözeltilerinin tepkimesi ile ilgili toplu,iyon ve net iyon denklemlerini yazarak nötralleşme olayını
anlamaya çalışalım.
HCI(suda) + NaOH(suda) NaCI (suda) + H2O(s)
(Toplu denk lem)
H
+
(suda) + CI
-
(suda) + Na
+
(suda) + OH
-
(suda) Na
+
(suda) + CI
-
(suda)
+ H2O (s)
(iyon denklemi)
Her iki tarafta aynı kalan iyonları çıkarırsak nötralleşme tepkimesinin net iyon denklemi elde edilir.
H
+
(suda)
+ OH
-
(suda)
H2O (s)
(Nötralleşmenin net iyon denklemi)
Nötralleşme tepkimesinde asit ve bazların türü değiştikçe farklı tuzlar elde edilebilir.
ÖRNEKLER:
H2SO4 (suda)
+ 2KOH (suda)
K2SO4 (suda)
+ 2H2O (s)
2CH3COOH (suda)
+ Mg(OH)2 (suda)
(CH3COO)2Mg (suda)
+ 2H2O (s)
Nötralleşme tepkimesinde asitten gelen H
+
iyonu sayısı bazdan gelen OH
-
iyonu sayısına eşit ise tam nötralleşme
gerçekleşir ve oluşan çözelti asit ve baz özelliği göstermez. Asit ve baz özelliği göstermeyen çözeltilere nötr çözeltiler
denir.
NÖTRLEŞME: Nötrleşme tepkimelerinde asitten gelen H
+
iyonları ile bazdan gelen OH
-
iyonları birleşerek su (H2O)
oluşturur.
Bazdan gelen katyon ve asitten gelen anyon da birleşerek tuz oluştururlar.
Örnek çalışma:
Aşağıdaki değişimlerden hangisinde bir asit-baz tepkimesi
A) Mermer mutfak tezgahının üzerine kesilmiş limon konulduğunda kalıcı iz bırakması
gerçekleşmez?
B) Laboratuarda eline yanlışlıkla tuz ruhu dökülen öğrencinin elini bol sabunlu suyla yıkaması
C) Sirkeye bırakılan alüminyum folyonun zamanla çözünmesi
D) Dişlerimiz arasındaki besin artıklarından bakteriler tarafından üretilen asitlerin diş fırçalama sırasında diş
macunu tarafından nötrleştirilmesi
E) Çaya damlatılan limon suyunun çayın rengini çok hızlı bir şekilde açması

7 Şubat 2012 Salı

Su çiçeği hastalığı hakkında bilgi verir misiniz?

Hemen her yaştaki çocuklarda sık görülen döküntülü hastalıklardan birisi olan suçiçeği, döküntü dışında ateş, hafif baş ağrısı, iştahta azalma ve halsizlik ile kendisini belli eder. Sağlıklı çocuklarda çok daha hafif seyreden hastalık, aşı ile önelenebilir.
Suçiçeği, varicella virüsünün neden olduğu bir bulaşıcı hastalıktır. Tek enfeksiyon kaynağı insandır. Daha çok okul çağında görülmekle birlikte, her yaşta görülebilir. En iyi bilinen bulgusu döküntüdür. Döküntü, başta ve sırtta başlar, 3-4 gün içinde hızla yayılarak tüm vücudu kaplayabilir.
Döküntünün 3 evresi vardır:
vÖnce küçük kırmızı, kaşıntılı kabarcıklar oluşur,
vArdından her bir kabarcığın içi şeffaf bir sıvıyla dolar,
vKabarcıklar büyür, kabuklanır ve dökülür. Her bir kabarcık kabuklanıncaya kadar çocuk bulaştırıcıdır. Bu da, döküntünün başlangıcından itibaren yaklaşık 10 günlük bir süreye karşılık gelir. Döküntünün, saçlı deride, ağız içinde ve genital organlarda da çıkması, çocuğu çok rahatsız edebilir. Döküntü dışındaki bulguları şöyle sıralayabiliriz: Ateş, hafif baş ağrısı, iştahta azalma, halsizlik. Kimi çocuklarda suçiçeği çok hafif seyreder ve hastalık süresince çocuk kendini çok iyi hisseder.

SUÇİÇEĞİ OLAN ÇOCUĞA NASIL BİR BAKIM GEREKLİDİR?
Kaşıntının Önlenmesi: Kaşıntı, özellikle akşamları artar ve çocuğu en çok rahatsız eden bulgudur. Yaşına uygun bir anti-histaminikle belirgin, rahatlama sağlanabilir (Benadryl, Tavegyl, Atarax, Zyrtec gibi ilaçlardan doktorun seçeceği biri).
Losyon kullanımı: Kaşıntının önlenmesinde yarar sağlarlar.
Ateş kontrolü: İlk seçilecek ilaç, çocuğun kilosuna göre parasetamoldür (Calpol, Termalgine, Tylol, Tamol vb). Aspirin suçiçeğinde kesinlikle kullanılmamalıdır.
Yeterli sıvı verilmesi: İştah azalmasına bağlı olarak su kaybı olabilir. Bunu önlemek için, çocuk olabildiğince sıvı ağırlıklı hafif gıdalarla beslenmelidir. Acılı, baharatlı yiyecekler ve karbonatlı içeceklerden kaçınılmalıdır. Çocuğu, ağrı kesici sonrasında ağrıları azaldıktan sonra beslemek daha kolaydır.
Döküntünün mikrop kapmasının önlenmesi: Öncelikle su dolu keseciklerin patlatılmasını önlemeye çalışmak gerekir. Küçük çocuklarda geceleri pamuklu eldiven giydirmek yararlı olabilir. Suçiçeği döküntüsü, ciltte 6-12 ayda kaybolan koyu renk bir iz bırakır. Yeterli özen gösterilmeyen ve mikrop alan kabarcıklar, kalıcı iz bırakabilir.
Kıyafet: Hafif giydirmek ve sık kıyafet değiştirmek, çocuğu rahatlatır.
Bulaşıcılık: Suçiçeği, çok bulaşıcı bir hastalıktır. Öksürük ve yakın temasla, hava yoluyla bulaşır. Hastalık bulaştıktan 10-21 gün sonra belirtiler ortaya çıkar. Döküntüden 1-2 gün önce de, bulaştırıcılık başlar. Sağlıklı çocuklar suçiçeğini genellikle hafif atlatır. Nadir de olsa, menenjite varan ciddi komplikasyonlar görülebilir. Suçiçeğinin aşısı vardır ve 12. ayda tek doz aşı koruyuculuk için yeterlidir. Ülkemizde suçiçeği aşısı, Okavax ve Varilrix adlarıyla piyasada bulunmaktadır. Daha önceden suçiçeği geçirmemiş ve suçiçeği ile temas etmiş hamileler, kalp, böbrek, şeker hastalığı olanlar ve bağışıklık sistem hastalığı olanlar, temas sonrası hemen bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdırlar.

NE ZAMAN DOKTORU TEKRAR ARAMALI?
vDöküntülerin etrafında kızarıklık, şişlik, hassasiyet, iltihaplanma olursa,
vDehidratasyon (su kaybı) bulguları görülürse,
vDalgınlık, uykuya eğilim, kolayca uyandırılamama, halüsinasyonlar görülürse,
vCiddi baş ağrısı, ense sertliği/ağrısı ve sırt ağrısı başlarsa,
vTekrarlayan kusmalar olursa,
vÇocuğa yeterli sıvı verilemezse,
vNefes alma güçlüğü, sık nefes alıp verme, göğüs ağrısı, hırıltılı nefes alma, şiddetli öksürük varlığında,
vDengesiz yürüyüş ve güçsüzlük/halsizlik gelişirse,
vAteş 4. gün hala düşmemişse,
vGözlerde kızarıklık, ağrı, görme bozukluğu olursa,
vÇocuk hastalık başlangıcına göre daha "hasta" görünüyorsa.


Dr.Bingül Pektaş

Güneş kaç yaşındadır?

Bizim güneş sistemimizde bulunan Güneşin yaşı, Ünlü bilim adamları tarafından aşağı yukarı 4,6 milyar yaşında olduğu tahmin ediliyor.

Güneş kaç yaşındadır?

Bizim güneş sistemimizde bulunan Güneşin yaşı, Ünlü bilim adamları tarafından aşağı yukarı 4,6 milyar yaşında olduğu tahmin ediliyor.

Çokgenlerin iç açıları toplamı nedir?

ÇOKGENLERİN İÇ AÇILARI TOPLAMI
Çizilen farklı çokgenler yardımı ile , çokgenlerin iç açıları toplamını belli bir kurala bağlama.
1 ) Öğrencilerden bilgisayarda açtıkları sayfaya herhangi bir beşgen, altıgen, yedigen, sekizgen çizmeleri istenir.


a) Çizdikleri üçgenlerin herhangi bir köşesini tepe noktası, çokgenin kenarını taban kabul eden üçgenler çizmeleri istenir.


b) Öğrencilere çokgenlerden kaçar üçgen elde ettikleri ve burada bir şeyin dikkatlerini çekip çekmediği sorulur. Her türlü çokgen için kenar sayısının iki eksiği kadar üçgen oluştuğu cevabı gelince çocuklardan bu çokgenlerin içindeki üçgenlerin iç açıları toplamlarını bulmaları istenir.
x 180 = 540 4 x 180 = 720 5 x 180 = 900 6 x 180 = 1080

c) Çokgenlerin kenar sayısına n dersek, buldukları sonuçlardan yararlanarak bir genellemeye varılıp varılamayacağı sorulur. Sonuç olarak (n-2) x 180 cevabının gelmesi beklenir.
2 ) Öğrencilerden bilgisayarlarında yeni bir sayfa açmaları istenir. Yeni açtıkları sayfaya yine birer beşgen, altıgen, yedigen ve sekizgen çizmeleri istenir.
a) Çizdikleri çokgenlerin içinde bir nokta seçip, çokgenlerin kenarlarını taban kabul eden üçgenler çizmeleri istenir.


b) Çocuklara üçgenlerin iç açıları yardımı ile çokgenlerin iç açılarını bulup bulamayacakları sorulur. Cevap olarak üçgenlerin iç açıları toplamının çokgenlerin iç açıları toplamından 360 derece fazladır yanıtının gelmesi beklenir. Bunun nedeni sorulur.

c) Bu sonuçlardan bir genellemeye varılıp varılamayacağı sorulur. n x 180 – 360 =( n – 2 ) x 180 Cevabı beklenir.
3 ) Her iki durumda da ulaşılan bağıntının aynı olduğu söylenir. n kenarlı dışbükey çokgenin iç açıları toplamı ( n – 2 ) x 180 teoremi ile bulunacağı ifade edilir. 4 ) Öğrencilerden dokuzgen ve onikigenin iç açıları toplamını bulmaları istenir. Dokuzgen için :
( 9 – 2 ) x 180 =1260
Onikigen için :
(12 – 2 ) x 180 =1800
(n-2).180 Formülünde n yerine kenar sayısı konularak hesaplanır. (7-2).180 = 5.180 = 900 derecedir.

Saat'in dönüş yönü neden negatif yön olarak bilinir?

Saatlerin Dönüş Yönü Neden Sağa Doğrudur


Bunun nedeni İlk olarak eski Mısırlılara dayandırılmaktadır, ilk mısırlılar güneşin her gün düzenli bir hareketle doğup, belirli zamanlarda gökyüzünün aynı noktalarında bulunup, battığını gözlemlediler ve bunun bir günü zaman parçalarına ayırmada kullanılabileceğini keşfettiler.
Böylece güneşin bu hareketinden yararlanarak ilk güneş saatini yaptılar. Bu saat, meydanlık bir yere yüksek bir taş koymak ve güneşin hareketi sırasında,bu taşın gölgesini takip etmekten ibaretti.
Mısır, konumu itibari ile kuzey yarım kürede fakat ekvatora da yakın bir ülke olduğundan, güneş doğduğunda, gölge hemen tam batıda oluşuyor, güneş yükseldikçe gölge kuzeye, yani sağa doğru hareket ederek, güneş batışında doğu yönüne ulaşıyordu.
Yani gölge bugünkü tüm saatlerin akrep ve yelkovanında olduğu gibi soldan sağa doğru dönüyordu. Daha sonraları, pendulumlu, pilli saatlerde de yön değişmedi, hatta sağa doğru dönüşler saat yönüne dönüş diye adlandırılır oldu.
Avustralya gibi ekvatorun güneyindeki ülkelerde, güneş doğarken taşın gölgesi güneye düşer ve güneş yükseldikçe sola doğru dönüş yapar. İlk saat orada keşfedilseydi, bugün akrep ve yelkovan ters yönde dönüyor olabilirdi.

Yasal Uyarı

Sitemizdeki testler, http://www.aol.meb.gov.tr/ sitesinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığınca hazırlanmış testlerden oluşmaktadır. Bu testlerin hiçbiri sitemiz sunucularında barınmamaktadır. Daha fazla teste ulaşmak içi test kaynağı siteye bu linkten ulaşabilirsiniz...